Philips Türkiye’nin Ipsos Türkiye iş birliğiyle hazırladığı Sağlık Trendleri Araştırması, bireylerin sağlıkla ilişkisini yeniden tanımlayan önemli bulgular sunuyor. Araştırma, insanların sağlıklı kalmak için daha çok çaba gösterdiğini, teknolojinin sağlık alanında güven kazandığını ve sürdürülebilirliğin sağlık sistemlerinde öncelikli hale geldiğini gösteriyor.
Philips Türkiye’nin Ipsos Türkiye iş birliğiyle beşincisini gerçekleştirdiği Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması, toplumun sağlık anlayışına, alışkanlıklarına ve geleceğin sağlık eğilimlerine ışık tutuyor. Bireysel farkındalığın yükselişi, sağlık davranışlarındaki değişim, teknolojinin sağlıkta artan rolü ve sürdürülebilirliğin sağlık sistemlerinde kazandığı önem bu yılın dikkat çekici sonuçları arasında yer alıyor.
Beşinci kez gerçekleştirdiğimiz Sağlık Trendleri Araştırması, toplumun sağlık anlayışında önemli bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor. Dijital sağlık teknolojileri ve yapay zekâ, sağlık profesyonellerinin üzerindeki yükü hafifletiyor, sağlık profesyonellerinin daha fazla kişiye ulaşabilmeleri için zaman veriyor, bireylerin ise kendi sağlıklarını daha bilinçli yönetmelerine destek oluyor. Philips olarak Türkiye’de 95 yıldır faaliyet göstermekten büyük gurur duyuyoruz. Teknolojiyi, insanların yaşamlarını iyileştirmek ve daha fazla kişiye daha iyi sağlık hizmeti sunmak amacıyla geliştiriyor; bunu yaparken sürdürülebilirliği inovasyonun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.”
Gamze Arbak
Philips Türkiye Genel Müdürü
Kendini sağlıklı hissedenlerin oranı azalıyor ama sağlıklı yaşam için gösterilen çaba artıyor Sağlık Trendleri Araştırması’na göre, pandemi döneminde artan toplumsal sağlık bilinci, yerini bireysel farkındalığın güçlendiği bir döneme bırakıyor. 2019’da toplumun yüzde 89’u sağlık durumunu “iyi” ya da “çok iyi” olarak değerlendirirken bu oran 2025’te yüzde 62’ye geriledi. Buna karşın bireylerin sağlıklı yaşam için gösterdikleri çaba belirgin biçimde artıyor. Toplumun yüzde 84’ü sağlıklı kalmak için çaba gösterdiğini, yüzde 78’i doktor tavsiyelerine uyduğunu, yüzde 73’ü ise sağlığı için gerekli harcamayı yapmaya hazır olduğunu ifade ediyor. Araştırma sonuçlarına göre toplumun büyük çoğunluğu, teknolojinin sağlığı daha erişilebilir ve etkili hale getirdiğine inanıyor. Katılımcıların yüzde 74’ü teknolojinin hastalıkların tedavisini kolaylaştırdığını, yüzde 84’ü ise kişisel sağlığın yönetiminde önemli fayda sağladığını belirtiyor. Ayrıca toplumun yüzde 51’i, yapay zekânın teşhis ve tedavi süreçlerine anlamlı katkı sağlayacağına inanıyor. Tele-sağlık hizmetleri, dijital sağlık dönüşümünün en görünür alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Araştırmaya göre 2023’te yüzde 19 olan tele-sağlık bilinirliği 2025’te yüzde 28’e yükseldi. Tele-sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı ise yüzde 81’e ulaşarak dikkat çekici bir artış gösterdi. Toplumun yüzde 77’si, tanı ve tedavi süreçlerinde fiziksel muayenenin gerekli olduğunu düşünüyor. Bu da teknolojiye duyulan güven artsa da doktorlarla yüz yüze iletişimin öneminin güçlü biçimde korunduğunu gösteriyor.
Araştırma, bireysel farkındalığın farklı alanlarda da güçlendiğini gösteriyor. Toplumun yüzde 61’i uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) kavramı hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtiyor.
Kalp sağlığı için düzenli kontrole gidenlerin oranının yüzde 29’a, çocuklarının kalp sağlığı için düzenli kontrol yaptıran ebeveynlerin oranının ise yüzde 45’e yükseldiği görülüyor. Ağız ve diş sağlığıyla ilgili farkındalıkta da önemli bir artış bulunuyor. Ağız ve diş sağlığının kalp sağlığıyla ilişkili olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 56’dan yüzde 68’e çıkarken, katılımcıların yüzde 81’i ağız ve diş sağlığının genel sağlıkla ilişkili olduğunu belirtiyor.
Sağlıkla ilgili farkındalıkta en çok öne çıkan konulardan biri de uyku oldu. Toplumun yüzde 78’i düzenli uykunun sağlığa etkisi konusunda bilgi sahibi olduğunu söylerken, yüzde 54’ü uykuya dalmakta zorlandığını, yüzde 52’si gece sık uyandığını ifade ediyor.
Teknoloji ve yapay zekâ güven kazanıyor, dijital sağlık hizmetleri yaygınlaşıyor
Araştırma, teknolojinin yalnızca tedavi süreçlerine değil, sağlık sisteminin işleyişine de önemli katkılar sağladığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 59’u sağlık profesyonellerine hızlı erişimi, yüzde 57’si verilere kolay ulaşımı, yüzde 54’ü ise bilgilerin tek noktada toplanmasını öne çıkarıyor.
Uzaktan sağlık hizmetleri artıyor, doktorla temas önemini koruyor
Philips Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması, bireylerin kendi sağlıklarını yönetme bilincinin belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor. İnsanlar artık sağlığı yalnızca hastalıkla ilişkilendirmiyor; sağlıklı kalmayı ve iyi olma halini yaşamlarının merkezine koyuyor. Bu noktada dijital sağlık teknolojileri ve yapay zekâ, hekimlerin kısa sürede doğru teşhise ulaşmasını sağlıyor, onlara hastalarına daha fazla zaman ayırma imkânı veriyor. Teknoloji, sağlık hizmetlerini daha verimli, erişilebilir ve insana dokunan bir yapıya dönüştürerek sürdürülebilir bir sağlık anlayışının temelini oluşturuyor.”
Prof. Dr. Murat Aksoy
Genel Cerrahi Uzmanı
Araştırmaya katılanların yüzde 65’i sürdürülebilirliğin sağlık sektöründe öncelikli bir konu olması gerektiğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 46’sı sürdürülebilir sağlık hizmetlerini “çevreye zarar vermeyen”, yüzde 42’si ise “çevresel etkisi olumlu” hizmetler olarak tanımlıyor. Ayrıca her iki kişiden biri, sürdürülebilir uygulamalara sahip şirketlerden ürün veya hizmet satın alma eğiliminde olduğunu belirtiyor.
Sağlık artık yalnızca bireyin değil; toplumun ve gezegenin geleceğiyle bağlantılı bir kavram. Güçlü sağlık sistemlerinin temelinde teknoloji yer alıyor. Veri ve yapay zekâ, proaktif sağlık dönemini başlatarak insanların hastalanmadan sağlıklı kalmasını ve yaşam süresini kaliteli biçimde uzatmasını sağlayacak. Bu, veri odaklı sağlık devriminin habercisi.”
Zehra Öney
Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı
Philips Sağlık Trendleri Araştırması, Türkiye’de sağlık bilincinin yeniden tanımlandığı bir döneme işaret ediyor. Bireyler artık yalnızca hastalıklardan korunmaya değil, daha iyi daha sürdürülebilir bir yaşam kalitesine odaklanıyor. Dijital teknolojiler ve sürdürülebilir çözümler, bu yeni sağlık ekosisteminin merkezinde yer alıyor. Yapay Zekâ ve Dijital Sağlık Sürdürülebilirlik Araştırma Künyesi: Araştırma, IPSOS Araştırma ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. tarafından Philips Türkiye için gerçekleştirilmiştir. Sağlık Trendleri Araştırması çerçevesinde kantitatif aşamada genel kamuoyu paydaşı ile Nisan-Mayıs 2025 aylarında toplam 1226 görüşme gerçekleştirilmiştir. Türkiye kentsel nüfusu NUTS1 düzeyinde temsil eden 12 bölgede, 15-64 yaş grubu kadın ve erkeklerle görüşmeler tamamlanmıştır.
Sağlık Trendleri Araştırması Detaylı Bulgular
Genel Sağlık
Royal Philips (NYSE: PHG, AEX: PHIA), insanların sağlığını ve hayatlarını anlamlı inovasyonlar yoluyla iyileştirmeye odaklanan lider bir sağlık teknolojileri şirketidir. Philips'in hasta ve insan merkezli inovasyon anlayışı, tüketiciler için kişisel sağlık çözümleri ve sağlık hizmeti sağlayıcıları ile bu kuruluşların hastanede ve evde tedavi görmekte olan hastaları için profesyonel sağlık çözümleri sunmak üzere ileri teknolojiden, klinik sonuçlardan ve tüketici iç görülerinden faydalanır. Şirket, tanısal görüntüleme, ultrason, görüntüleme odaklı terapi, hasta görüntüleme ve sağlık bilişiminin yanı sıra kişisel sağlık alanında da pazar lideridir. Genel Merkezi Hollanda’da bulunan ve 100’ü aşkın ülkedeki satış ve hizmetleriyle yaklaşık 67.000 kişiyi istihdam eden Philips, 2024 yılında 18 milyar avro satış geliri elde etmiştir. Ayrıntılı bilgi için www.philips.com/newscenter sitesini ziyaret edebilirsiniz.