Kronik hastalıklarla daha sağlıklı yaşayın

Müşterilerimizi daha sağlıklı bir yaşam sürecek şekilde desteklemek yenilikçilerimizin çalışma şekli açısından çok önemlidir. Bu dijital çağda, ürünlerimizin anlam katmaları, yaşam kalitemizi artıracak kullanışlılıkta olmaları çok daha önemlidir.

Philips bunu göz önünde bulundurarak Avrupa'daki en yenilikçi üniversite hastanelerinden biriyle benzersiz bir işbirliği içine girdi. Hollanda'da bulunan Radboud Üniversitesi Nijmegen Tıp Merkezi, tedaviyi ve KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) hastalarının yaşam tarzlarını iyileştirmek üzere giyilebilir sensör teknolojisi oluşturmak için Philips ile BT öncüsü ortağı SalesForce'un bir araya gelen gücünü kullanan ilk akademik Avrupa hastanesidir.
Bulut tabanlı teknolojiye bağlı sensörler hastaların 7/24 takip edilmesini sağlayarak hastaların kendi sağlıkları üzerinde kontrol sahibi olmasına ve gerektiğinde proaktif destek sağlanmasına olanak veriyor. Bunun yaşamda ve özellikle COPD farkındalığı deviniminde dönüşüm yarattığını savunan Mark Junge şöyle söylüyor: "Artık yapabileceklerimi ve yapamayacaklarımı görebiliyorum. Doktorumu check-up kontrolleri için yılda iki kez göreceğime bu süre zarfında neler olduğunu bilmek istiyorum. Kalbimin ve ciğerlerimin nasıl çalıştıklarını her gün görmek hoşuma gidiyor."

Bu gerçek zamanlı izleme uygulamasından alınan ayrıntılı veriler hasta hakkında kapsamlı bilgiler vererek doktorların kişiye özel tavsiyelerde bulunmasını sağlıyor."

 

Kronik hastaların daha sağlıklı bir yaşama sahip olması için tüketicilere yardım etmek, Philips blogu 2014

Mark'ın takılabilir teknolojiyi kullanarak kendi sağlığını takip üzerinde daha fazla kontrol sağlama becerisinin kronik hastalık tedavisi şeklini değiştireceğine inanan Philips Healthcare Bilişim Çözümleri ve Hizmetleri CEO'su Jeroen Tas: "Radboud Hastanesi'yle birlikte, kronik hastalıkları olan hastaların bakımı için işbirliği kurabilir ve hastaların gerçek anlamda desteklendiği bir ortam oluşturabiliriz. Yeni takılabilir teknolojilerle sensörleri kullanarak hastanın sağlık ölçümlerini izleyebiliriz. Gerçek zamanlı toplanan veriler hasta ile sağlayıcının olan biteni yine gerçek zamanlı olarak görmelerini, dolayısıyla sağlayıcıların tedavileri ayarlamasını ve hastaların kendi durumlarını kontrol etmelerini sağlar."

Amerikalılar'ın %25'i

birden fazla kronik hastalığa sahiptir. Birden çok kronik hastalığı olan kişilerin ölüm ve fonksiyonlarının günden güne zayıflama riski ise çok yüksektir.

 

Alıntı: Philips Hastaneden Eve (web sitesi)

Sağlık hizmetlerini idare biçimi nesillerdir hiç değişmedi. Bunun asıl nedenlerinden biri teknolojinin gelişmemiş olmasıydı. Artık hastaların kendi sağlıklarıyla kendilerinin ilgilenebildiği ve sağlayıcıların kişiye özel tedavi planları geliştirebildiği gerçek bir devrimin eşiğindeyiz. Aslına bakarsanız bir ilk olarak hastalar kendi sağlık bakımlarına etkin şekilde ortak oluyor, hastalandıktan sonra sadece iyileşmeye bakmıyor, kendi kendilerine olumlu ve önleyici eylemler de alıyorlar.
Herkesin kalp krizi, diyabet, akciğer hastalığı veya kanser gibi kronik bir hastalık çeken sevdiği ya da tanıdığı biri vardır. Bu kişilerin hepsinin komplikasyonları önlemek için durumlarını yönetmek ve kontrol altına almak adına sürekli olarak bakım ve destek görmesi gerekiyor. Sağlık hizmetleri genelde hala akut olaylar çevresinde bölümlenip yönetiliyor, halbuki kronik hastalıklarda sürekli bakım hizmeti verilmesi gerekiyor.
Ekip tabanlı modeller ve dijital teknolojilerin bir arada kullanılmasıyla artık etkin şekilde sürekli bakım hizmetleri verilebiliyor. Büyük veriler profesyonellerin daha kapsamlı ve anlamlı genetik analizler yapmalarını sağlıyor. ‘Genotipleme’ insanların belirli hastalıklara yakalanma olasılığını belirleyebiliyor, teşhis ve en iyi tedavi seçeneklerinde yardımcı olabiliyor. Büyük veri türlerinden biri olan 'sosyal veriler' kişinin yaşam tarzını, tedavi planlarına uyum sağlama becerisini ve diğer faktörleri göstererek kişilerin hastalığa yakalanma riskinin daha kolay değerlendirilmesini sağlıyor. Ve bu türdeki bilgilerle en iyi kişisel tedavi planlarını belirlemek kolaylaşıyor.
Bu gerçek zamanlı izleme uygulamasından alınan sağlık hizmetlerine ilişkin ayrıntılı veriler hasta hakkında kapsamlı bilgiler vererek doktorların kişiye özel tavsiyelerde bulunmasını sağlıyor, ki bu modern tıpta son derece önemli bir konu. Bulut üzerinden Philips HealthSuite Dijital Platformuna gönderilerek buradan eCareCoordinator uygulaması ile ilgili sağlık görevlileriyle paylaşılan bu veriler hastalık hakkında kapsamlı bir görünüm sunuyor. Büyük miktarda verinin toplanıp analiz edilmesi doktorların karar süreçlerini desteklemek üzere kullanabilecekleri modelleri görmelerini sağlıyor. Durumun sürekli olarak izlenmesi ve gerçek zamanlı olarak analiz edilmesi sayesinde hastanın durumu kötüleştiğinde ve müdahale edilmesi gerektiğinde süratle hareket edilebiliyor.
Hayata geçirilen bu sağlık hizmeti süreci, dünya genelinde tekrarlanabilecek, ciddi hastalıklardan kurtulma becerisi giderek artan hastalara anlamlı ve kişiye özel sağlık hizmetleri sunan bir model. Büyük verilerin sağlık hizmetleriyle birlikte kullanılması Philips'in insanların daha iyi bir yaşam sürmesini sağlayacak sağlık alanındaki gelişmelerinden biri.

ABD'nin sağlık harcamalarının %50'si, birden fazla kronik durumu olan insanların tedavisine harcanıyor.

Yanlış. ABD'nin sağlık harcamalarının %71'i birden fazla kronik durumu olan insanların tedavisine harcanıyor. Bu nüfusa etkili ve verimli bir şekilde hizmet verebilmek için istenen klinik ve finansal sonuçları doğuracak teknolojik bakım programları gerekecek. Alıntı: Philips Hastaneden Eve – Kronik Hastalıklar